MahaMantra Doğal Yaşam Merkezi
International Yoga Federation
Get Adobe Flash player

Mart 2008

Merhaba,

Biraz zihinden, onun bize oynadığı oyunlardan ve onu nasıl kontrol edebileceğimizden bahsetmak istiyorum.
Uzak Doğu Felsefeleri zihin için der ki, ” O bir uçurtmadır.” Uçurtmayı serbest bırakırsak rüzgarda yitip gider, bir kontrol mekanizması yani ipi olması lazım.
Uzak Doğu bilgeleri “Zihin uçurtmasının ipi nefestir” diyor. Kısacası nefesini kontrol edebilen, zihnini de kontrol edebilir. Ama nasıl bir nefesten bahsediyorlar? Tabii ki yoga nefesi olan “DİYAFRAM NEFESİ”nden.
Nefes aldığımızda karnın alt kısmındaki diyafram aşağı itiliyor ve karnımız şişiyor, nefes verdiğimizde ise diyafram normal pozisyonuna dönerek karın iniyor.İşte gündelik yaşamımıza geçirirsek iyi olacak nefes şekli bu.
Peki bu nefes ne işe yarıyor ve zihnimizi nasıl kontrol altına alıyor diye sorabilirsiniz, anlatayım;
Bu nefesi aldığımızda, bedenimizde aşağıdaki gibi bazı değişiklikler olduğu, bilimsel olarak saptanmış;
-Akciğer alt loplarında biriken toksinlerden arınıyoruz.
-Ciğerlerimizin kapasitesi artıyor, bedenimize daha fazla oksijen giriyor.
-Bedendeki oksijen artışı hücre çeperlerindeki atıkların daha çabuk yakılarak temizlenmesini sağlıyor.
-Kalp nasıl ki kan dolaşımının pompası ise, diyafram kası da bağışıklık sistemimizi oluşturan lenf sistemimizin pompası. Bu şekilde nefes alıp vermeye başladığımızda bağışıklık sistemimiz 15 misli daha iyi çalışıyor.
-Daha sağlıklı, genç ve dinç kalıyoruz.
-Kendimizi daha huzurlu ve mutlu hissediyoruz. Gerginliklerimizden uzaklaşarak daha pozitif düşünebiliyoruz.
-İçimiz enerjiyle doluyor.Kendimizi daha sağlıklı hissediyoruz.
-Üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmıyoruz.
-Sinüziti tedavi ediyor.
Bu nefesin faydalarını anlatmakla bitiremem.Lütfen aşağıdaki şu basit örneği siz de deneyin;
Çok sinirli, kızgın vb. olduğunuzda derin bir diyafram nefesi alın, içinizde tutun ve boşaltın.Bunu 3 kez tekrarlayıp bir bardak soğuk su için.Bakın neler oluyor!
Biliyormusunuz, bunu yapmayı anımsayamadığım her keresinde öfkeme yenik düşerek, zarara uğrayan yine ben oldum.
Sevgili zihnimiz öyle bir oluşum ki, rahat bıraktığımızda gidip % 75 negatife konsantre oluyor.Zihnimizin yapısı şimdilik bu. Ayrıca konsantre olduğu şeyi de 100 misli büyütüyor.Negatif düşünce ise bizi gergin, stresli, huzursuz yapıyor. Sonunda da hasta oluyoruz.Dolayısıyla sağlıklı olabilmemiz için zihnimizin kesinlikle kontrol edilmesi gerekiyor.
Her duruma toplumun, arkadaşlarımızın, ailemizin vb. bize yüklediği değerlerle bakıyoruz.Bu bakış ,gerçeğin küçük bir bölümünü görmemize sonra da mutsuz olmamıza neden oluyor.Her hangi bir olay zihnimizin algılama filtrelerinden geçerken, tümüyle bizim eski deneyimlerimiz ve bize önceden öğretilenlere göre şekilleniyor.Bunun da ne kadar gerçek olduğu belirsiz. Bu konuda “NE BİLİYORUZ Kİ 2″ filmini öneririm. Zihnin nasıl çalıştığını anlatan güzel bir kaynak. DVD sini alıp izleyebilirsiniz.
Biz ne kadar modern bir toplumda yaşıyorsak, algılama filtrelerimiz de o kadar artıyor. Tabii ki gerçek olandan da o kadar uzağa düşüyoruz.
Uzak Doğuda şöyle bir söz vardır:
“SIMPLE LEAVING HIGH THINKING”
Yani sade yaşa ve üst düzeyde düşün.
Bunu ilkel yaşayalım diye söylemiyorum.Yalnızca yaşamımızda gereksinim duymadığımız, kırk yılda bir kullandığımız şeylerin koleksiyonunu yapmayalım yeter.Bu koleksiyonu seyrekleştirirken, zihnimizi temizleyip, havalandırdığımızı düşünebiliriz.

SEVGİLERİMLE…
Suddha Moyee



Etiketler: , , , , ,

Yurakı Git